BVS Doctors

İstanbul Beyin Anevrizması Ameliyatı

Beyin anevrizması, bir beyin atardamarının duvarındaki zayıf noktanın balon gibi şişmesiyle ortaya çıkar. Toplumun yaklaşık yüzde 3-5’inde bulunur ve büyük kısmı bir ömür boyu hiçbir belirti vermeden sessiz kalır. Asıl mesele, hangi anevrizmanın yalnızca izlenmesi, hangisinin tedaviyi gerektirdiğini doğru ayırt edebilmektir. Tedavi gerektiğinde sahnede iki yöntem vardır: mikrocerrahi klipleme ve damar içinden yapılan coiling. Her ikisi de literatürde yüzde 90-95 başarı bildiren yöntemlerdir ve seçim tamamen hastaya göredir. Bu sayfada İstanbul’dan ulaşan hastalarımıza anevrizma değerlendirmesini ve tedavi mantığımızı sade bir dille açıklıyoruz.

WhatsApp · 0532 414 35 35

Anevrizma Nedir, Kimde Daha Sık Görülür?

Anevrizmalar tipik olarak beyin tabanındaki Willis poligonunda, damarların çatallandığı noktalarda gelişir; en sık anterior komünikan arter, posterior komünikan arter ve orta serebral arter yerleşimini tercih ederler. Boyut, yırtılma riskini doğrudan etkiler: 7 mm altındaki küçük keseciklerde yıllık rüptür olasılığı oldukça düşükken, çap büyüdükçe bu olasılık tırmanır. Üzerinde durulması gereken, değiştirilebilir iki ana risk sigara ve kontrolsüz tansiyondur; bunlara ileri yaş, kadın cinsiyet ve aşırı alkol eklenir. Kalıtsal ve yapısal nedenler arasında ailede anevrizma öyküsü, polikistik böbrek hastalığı (ADPKD), Ehlers-Danlos Tip IV ve Marfan sendromu yer alır. Bu nedenle birinci derece akrabalarında iki ya da daha çok anevrizma/kanama bulunanlarda ve belirli genetik hastalıklarda MRA ile tarama gündeme gelir.

Belirtiler ve Kanama (SAK) Acili

Yırtılmamış anevrizmaların önemli bir kısmı hiçbir belirti vermez ve başka bir sebeple çekilen MR ya da BT'de tesadüfen yakalanır. Büyük olanlar komşu yapılara bastırarak göz kapağında düşme, çift görme veya görme kaybı yaratabilir. Anevrizma yırtıldığında ise subaraknoid kanama (SAK) tablosu gelişir ki bu hayatı tehdit eden gerçek bir acildir: saniyeler içinde patlayan, hastaların ‘ömrümün en şiddetli baş ağrısı’ diye tarif ettiği ani ağrı, ense sertliği, bulantı-kusma, ışıktan rahatsızlık ve bilinç kaybı eşlik edebilir. Böyle bir tabloda zaman kaybetmeden acil servise gidilmeli, 112 aranmalıdır. Kanamanın ardından erken dönemde yeniden kanama ve akut hidrosefali, daha sonraki günlerde ise 7-10. günde tepe yapan damar spazmı (vazospazm) öne çıkan tehlikelerdir ve yoğun bakımda yakından izlenir.

İzleyelim mi, Tedavi mi Edelim?

Yırtılmamış bir anevrizmada her zaman ameliyat şart değildir; karar hastaya özeldir ve PHASES skoru gibi araçlarla risk hesaplanır. Küçük, ön dolaşıma ait keseciklerde çoğu zaman yıllık MRA/BTA ile görüntüleme takibi ve risk faktörlerinin denetimi (sigarayı bırakmak, tansiyonu dengelemek) yeterli olur. Tedaviyse şu durumlarda öne çıkar: belirli bir çapın üzerindeki anevrizmalar, hızla büyüyenler, bası belirtisi veren semptomatik keseler, ailesel öyküde daha küçük boyutlar ve beklenen yaşam süresi uzun olan genç hastalar. Yani ‘anevrizmam var’ cümlesi tek başına ‘ameliyat olmalıyım’ demek değildir.

Coiling — Damar İçinden, Kesisiz Yöntem

Coil embolizasyonunda kasıktan ilerletilen ince bir kateterle anevrizmaya ulaşılır ve platin spiral teller kesenin içine yerleştirilerek anevrizma kan akımından yalıtılır. Geniş boyunlu keseciklerde balon ya da stent destekli teknikler, bazı büyük anevrizmalarda ise akış yönlendirici (flow diverter) stentler işin içine girer. İşlem genel anesteziyle yapılır, kafatasının açılmasını gerektirmez, iyileşme görece hızlıdır (çoğunlukla 2-3 günlük yatış) ve özellikle ileri yaşta veya cerrahi riski yüksek hastalarda tercih edilir. En önemli zayıf noktası, bir kısım vakada anevrizmanın zamanla yeniden açılabilmesi (rekanalizasyon) ve genellikle bir süre çift antiplatelet ilaç ile aralıklı kontrol anjiyografisi gerekmesidir.

Mikrocerrahi Klipleme — Açık Yöntem

Kliplemede kafatası açılır ve mikroskop altında anevrizmanın boyun bölgesine küçük bir titanyum klip yerleştirilerek kesecik dolaşımdan kalıcı olarak ayrılır. İşlem sırasında klibin doğru oturup oturmadığı ICG anjiyografi, mikro-Doppler ve nörofizyolojik izlem ile denetlenir. Kalıcı bir çözüm sunması ve yeniden açılma olasılığının çok düşük olması en güçlü yanlarıdır; özellikle geniş boyunlu karmaşık anevrizmalarda, orta serebral arter yerleşimlilerde ve coiling sonrası yeniden açılan keseciklerde öne çıkar. Buna karşılık kafatasının açılmasını gerektirir ve iyileşmesi coiling'e kıyasla biraz daha uzundur (çoğunlukla 5-7 günlük yatış). Hangi yöntemin seçileceği; anevrizmanın çapı, boyun genişliği, konumu ve hastanın genel durumu birlikte tartılarak kararlaştırılır.

Sık Sorulan Sorular

Beyin anevrizması her zaman patlar mı?

Hayır. Anevrizmaların büyük bölümü hiç patlamaz ve fark edilmeden kalır; 7 mm altındaki keseciklerde yıllık yırtılma olasılığı oldukça düşüktür. Risk; boyut, konum, ailesel öykü ve büyüme hızıyla değişir ve PHASES skoru gibi araçlarla tahmin edilir.

Coiling mi klipleme mi daha iyi?

İkisi de literatürde yüzde 90-95 başarı bildiren etkili yöntemlerdir; ‘daha iyi’ olan, o hastaya en uyanıdır. Coiling daha az girişimseldir ve iyileşmesi hızlıdır ama yeniden açılma riski taşır; klipleme kalıcı çözüm sunar ancak kafatasının açılmasını gerektirir. Karar anevrizmanın özelliklerine ve hasta faktörlerine göre verilir.

Hangi belirtide hemen hastaneye koşmalıyım?

Saniyeler içinde patlayan, hayatınızın en şiddetli baş ağrısı (‘kafamda bir şey koptu’ hissi) ense sertliği, bulantı-kusma ya da bilinç bulanıklığıyla birlikteyse vakit kaybetmeden acil servise başvurun ve 112'yi arayın. Bu tablo anevrizma yırtılmasına bağlı subaraknoid kanama olabilir.

Ailemde anevrizma var, bende de risk var mı?

Anevrizmaların çoğu kalıtsal değildir. Ancak birinci derece akrabalarınızda iki veya daha fazla anevrizma ya da beyin kanaması öyküsü varsa ailesel risk artar; bu durumda MRA ile tarama önerilebilir. İstanbul'dan MR/BT görüntülerinizi telefon veya WhatsApp (0532 414 35 35) ile paylaşarak ön değerlendirme alabilirsiniz.

WhatsApp · 0532 414 35 35