BVS Doctors

İstanbul Astrositom Ameliyatı

Astrositom, beynin destek hücreleri olan astrositlerden gelişen ve glial tümörler içinde en sık görülen tiptir. Aslında tek bir hastalık değil, düşük dereceli ve yavaş seyirli formlardan daha hareketli formlara uzanan geniş bir yelpazedir. 2021 DSÖ sınıflaması bu tümörleri IDH mutasyon durumuna göre yeniden ele almış; IDH-mutant astrositomu, çok daha saldırgan olan IDH-wildtype glioblastomdan ayrı bir hastalık olarak konumlandırmıştır. Bu sayfada, İstanbul'dan bize ulaşan hastalarda astrositom cerrahisine nasıl yaklaştığımızı, kararların neden IDH durumuna ve dereceye göre kişiselleştiğini ve gerçekçi beklentileri abartısız biçimde paylaşıyoruz.

WhatsApp · 0532 414 35 35

Astrositom Nedir?

Astrositom, beynin destek dokusunu oluşturan astrositlerden gelişen primer bir beyin tümörüdür ve tüm primer beyin tümörlerinin yaklaşık üçte birini oluşturur. Her yaşta görülebilir; çocuklarda en sık iyi seyirli pilositik astrositom, erişkinlerde ise çevreye sızma eğilimi olan diffüz astrositomlar ön plandadır. 2021 DSÖ sınıflaması, erişkin diffüz gliomları IDH durumuna göre yeniden tanımladı: IDH-mutant astrositom artık tek bir tümör tipi olarak kabul edilir, derece 2, 3 veya 4 olarak sınıflandırılır ve IDH-wildtype glioblastoma kıyasla belirgin olarak daha iyi prognoza sahiptir. Bu nedenle 'astrositom' tanısı tek başına bir tedavi reçetesi değildir; derece ve moleküler profil belirleyicidir.

Belirtiler ve Tanı

Astrositomda en sık ilk başvuru nedeni epileptik nöbetlerdir, özellikle düşük dereceli kortikal tümörlerde belirgindir. Diğer bulgular arasında kafa içi basınç artışına bağlı baş ağrısı, kişilik ve davranış değişiklikleri, bellek ve konsantrasyon güçlüğü, konuşma bozukluğu (afazi) ile tümörün yerine bağlı kol-bacak güçsüzlüğü veya koordinasyon bozukluğu yer alır. Tanıda MR temel yöntemdir; T2 ve FLAIR sekanslarında infiltratif, hiperintens bir lezyon görülür. İleri MR teknikleri ve amino asit PET tümör derecesini değerlendirmede yardımcıdır. Kesin tanı, stereotaktik biyopsi veya cerrahi rezeksiyonla alınan dokunun patolojik ve moleküler (IDH, ATRX, TP53, CDKN2A/B) incelemesiyle konur; bu belirteçler tanı, derece ve prognozda kritik öneme sahiptir.

Karar IDH Durumuna ve Dereceye Göre Kişiselleşir

Tedavi; derece, IDH durumu, moleküler profil, tümörün yeri ve hastanın durumuna göre bireyselleştirilir. İlk basamak genellikle mümkün olan en geniş güvenli cerrahi rezeksiyondur. Düşük dereceli IDH-mutant tümörlerde cerrahi sonrası seçenekler arasında yakın MR izlemi, beyin-penetran IDH inhibitörü vorasidenib (cerrahi sonrası belirli derece 2 olgular için onaylanmıştır) ve gerektiğinde radyoterapi ile kemoterapi yer alır. Daha yüksek dereceli olgularda cerrahiye radyoterapi ve kemoterapi (temozolomid veya PCV) eklenir. Mikrovasküler proliferasyon, nekroz veya CDKN2A/B homozigot delesyonu varlığında histoloji ne olursa olsun tümör derece 4 kabul edilir ve tedavi yoğunlaştırılır. Tüm karar multidisipliner bir ekiple verilir.

Ameliyat Süreci ve Fonksiyonun Korunması

Astrositom çevreye sızdığı için cerrahinin amacı, fonksiyonu koruyarak mümkün olan en geniş rezeksiyondur; çıkarılan tümör hacmi sağkalımı ve nüks zamanını etkiler, korunan fonksiyon ise yaşam kalitesini belirler. Bu dengeyi kurmak için nöro-navigasyon, fonksiyonel MR ve DTI traktografi, gerektiğinde uyanık kraniyotomi ve kortikal haritalama, düşük dereceli tümörlerde sınır belirlemeye yardımcı yöntemler kullanılır. Hazırlık aşamasında detaylı nörolojik muayene, kontrastlı MR ve anestezi değerlendirmesi yapılır. Ameliyat sonrası genellikle 24-48 saat yoğun bakım ve birkaç gün hastane yatışı olur; kontrol MR ile rezeksiyon oranı değerlendirilir ve patoloji-moleküler sonuca göre sonraki tedavi planlanır.

Prognoz ve Gerçekçi Beklentiler

Prognozun en güçlü belirleyicilerinden biri IDH mutasyon durumudur; IDH-mutant astrositomlarda sağkalım, IDH-wildtype glioblastoma kıyasla belirgin olarak daha uzundur ve dereceye göre değişir. Düşük dereceli tümörler zaman içinde daha yüksek dereceye dönüşebileceğinden yakın MR takibi önemlidir. Cerrahinin riskleri (kanama, enfeksiyon, geçici veya kalıcı nörolojik defisit, ödem, nöbet) açıkça konuşulur. Garanti içeren bir sonuç vaat etmiyoruz; her hastanın seyri farklıdır, tedavi multidisipliner ekiple yürütülür ve beklentiler ameliyat öncesinde net biçimde paylaşılır.

Sık Sorulan Sorular

Astrositom ve glioblastoma aynı hastalık mı?

Hayır. 2021 DSÖ sınıflamasıyla IDH-mutant astrositom ve IDH-wildtype glioblastoma ayrı hastalıklar olarak kabul edilir. IDH-mutant astrositomlar belirgin olarak daha iyi prognoza sahiptir. Tümörün gerçek tipi ve derecesi, cerrahi veya biyopsiyle alınan dokunun patolojik ve moleküler incelemesiyle netleşir.

Tek bir nöbetle geldim, MR'da astrositom göründü; ameliyat zorunlu mu?

Karar tümörün derecesi, IDH durumu, yeri ve büyüklüğüne göre verilir. Bazı düşük dereceli tümörlerde cerrahi sonrası yakın izlem mümkünken, çoğu olguda mümkün olan en geniş güvenli rezeksiyon ilk basamaktır. Doğru yol, doku tanısı ve multidisipliner değerlendirmeyle belirlenir.

Ameliyatta konuşma veya hareketimi kaybeder miyim?

Hedef, fonksiyonu koruyarak mümkün olan en geniş rezeksiyondur. Tümör konuşma veya hareket gibi kritik alanlara yakınsa, kalıcı kayıp riskini azaltmak için fonksiyonel haritalama, gerektiğinde uyanık kraniyotomi kullanılır ve rezeksiyon sınırı buna göre belirlenir. Riskler ameliyat öncesi açıkça konuşulur.

İstanbul'dayım, önce MR'ımı uzaktan değerlendirebilir misiniz?

Evet. Mevcut MR veya BT görüntülerinizi ve varsa patoloji-moleküler sonuçlarınızı WhatsApp (0532 414 35 35) üzerinden gönderip ön değerlendirme alabilirsiniz. Uygun görülürse muayene için davet edilir, gerekirse ek görüntüleme planlanır.

WhatsApp · 0532 414 35 35